NASIL BİR BALKANLAR TURU?


NASIL BİR BALKANLAR TURU?
Unutulmaz bir yurtdışı seyahatinin akla gelen ilk programı olan “BALKANLAR”, yaşamını sürdürdüğü 600 yıl boyunca Osmanlı; hamamından camisine, çeşmesinden köprüsüne bir çok tarihi ve mimari eseri Balkanlar güzelliğine armağan etmiştir. Biz de bu güzellikleri özenle hazırlanmış bir hat üzerinden gezerek Balkanlar içerisinde keyifli bir yolculuğa çıkıyoruz. Ve BALKANLAR turumuza katılmak için güzel Türkiye’mizin her yerinden KAFKA TUR’a web sayfası, sosyal medya ve telefon ile başvuru yapabileceğinizi de unutmayınız. Balkanlar gibi büyük ve önemli bir turu sekiz geceye ve dokuz güne yayarak doya doya Balkan tarihi, mimarisi, sanatı ve kültürü ile iç içe gerçekleştiriyoruz. Balkanlar turumuzun pansiyon tipi ise Yarım Pansiyon şeklinde belirlenmiştir. Bunun sebebi ise Balkanlar’da gezeceğimiz farklı lokasyonlarda, katılımcılarımızın kendi belirledikleri mekanlarda, standart yiyecekler yerine farklı lezzetleri tatma imkanı yakalamalarını uygun görmemizdir. Ankara’dan YHT ile başlayacak olan Balkanlar yolculuğumuzun ilk durağı İstanbul Pendik’e gidiyoruz ve buradan bizi bekleyen otobüsümüz ile saat 21.30’da hareket ederek Edirne’de bulunan Kapıkule sınır kapısına gidiyoruz. Kafka Tur olarak Balkanlar turumuzu, katılımcılarımızın rahatına uygun, konforlu ve lüks otobüsler ile gerçekleştirmeyi tercih ediyoruz. Böylece balkan ülkeleri arasında kolayca geçiş sağlayabiliyoruz. BÜYÜK BALKAN TURU gezimizin ilk etabına Bulgaristan yolculuğumuz ile başlıyoruz. Bulgaristan’ın Plovdiv’e, Türkçe adıyla Filibe şehrine adım atıyoruz. PLOVDİV; gezilmesi kolay, ufak bir şehir. Plovdiv’de tıpkı İstanbul gibi yedi tepeden oluşmaktadır. Plovdiv’de açık büfe kahvaltımızı aldıktan sonra tekrar yola çıkıp Sofya’ya gidiyoruz. Sofya’da mimari açıdan güzellikleri gözlemlerken aynı zamanda Balkanlar içerisinde yer alan, en büyük kilise unvanını taşıyan Aleksandr Nevski Katedrali’ne de selam vermiş oluyoruz. Çok uzaklaşmadan, yol üzerinde Balkanların en büyük kütüphanelerinden biri olan Sofya Kütüphanesi, hemen yanında üniversiteyi ve mimari açıdan insanları kendisine hayran bırakan, Merkez Bankası’nın gördükten ve fotoğrafladıktan sonra Milli Bulgar Tiyatrosu’nda kısa süreli bir mola vererek gördüğümüz Balkan güzelliklerinin eşliğinde dinleniyoruz. Bölgede bulunan Ulu Cami’yi (Tabi şimdilerde Arkeoloji Müzesi olarak kullanılıyor), SOFYA’NIN SİMGESİ olan Sofya Heykeli’ni, Aya Nedelya Kilisesi’ni gezdikten sonra bütün bir günün yorgunluğunu atmak için bizi bekleyen özel tesisimize gidiyoruz. Otelimizin lezzetli akşam yemeğini yedikten sonra Sofya’da güzel bir uyku çekiyoruz. Sabah erken saatlerde uyanıyoruz. Balkanların bir başka ülkesini ve şehrini yani Sırbistan’ın Belgrad’ını görmek için yola çıkıyoruz. Belgrad 24 saat yaşayan bir şehir. Tanınmış yazarların gezi notlarında da bahsettiği üzere adeta küçük bir Paris diyebiliriz. Üstelik tarihi de bir o kadar eskiye dayanıyor. En eski Avrupa yerleşim merkezlerinden biri olan SIRBİSTAN-BELGRAD, şehir turu kapsamında; Kale Meydanı, harp tarihini detaylıca inceleyebileceğimiz Askeri Müze, İstanbul Kapı, hemen hemen her büyük Avrupa ve Balkan şehrinde bulunan Saat Kulesi, Damat Ali Paşa Türbesi,  Sokullu Mehmet Paşa Çeşmesi, Cumhuriyet Meydanı, Terazi Meydanı ve Taş Meydan gezilerimizi gerçekleştirirken sık sık fotoğraf molası için durmamız gerekiyor. Akşam eğlencesine hazırlanmak ve biraz olsun dinlenebilmek için otelimize gidiyoruz ve Belgrad gece eğlencelerinin keyfini çıkarmak için bol müzikli bir restorana gidiyoruz. Şarkılar eşliğinde dans edip, eğlenceyi doyasıya yaşadıktan sonra güzel bir uyku için otelimize dönüyoruz. Yeni bir gün, yeni bir şehir diyerek Bosna Hersek başkenti Saraybosna’ya gidiyoruz. Saraybosna, “Saray Ovası” anlamına gelmekte, bir çok farklı ülkeden insanı içinde barındırmakta ve bu sayede çok kültürlü bir şehir özelliği taşımaktadır. Bunun önemi Bosna Hersek’in ve dolayısıyla BELGRAD’ın, tarih boyunca bir çok savaşın başlangıç-bitiş noktası olmasıdır. Şehir turu kapsamında başlayacağımız yolculuğumuzda Meşhur Baş Çarşı, Tarihi Osmanlı Hanı, Morica Han, şehrin dinsel kozmopolitliğini yansıtan Katolik Katedrali, Sinagog, Hüsrev Bey ve Ferhadiye Camileri, 1914'te Franz Ferdinand suikastının gerçekleştiği Latin Köprüsü, Eski Kütüphane, şehrin 40 yıllık Avusturya-Macaristan yönetimi sırasında oluşmuş ve batı tarzı binalarını görebileceğimiz Ferhadiye Caddesi gibi yoğun bir programı geride bırakarak Belgrad turumuzu tamamlayarak geceyi geçireceğimiz otelimize gidiyoruz. Yepyeni bir güne başlayarak, hepimizin sosyal medyadan çok aşina olduğu bir lokasyona gidiyoruz, Mostar Köprüsü. İnternette BALKANLAR diye arama yaptığınızda karşınıza ilk çıkacak görsellerden biri olan MOSTAR KÖPRÜSÜ, Mostar adı verilen şehri tam ortadan bölen Neretva Nehri’nin üzerindeki tarihi bir yapıdır. Düşünün, yapıldığı günden bu yana üstünden kaç insan geçmiştir, kaç tarihi olaya tanıklık etmiştir. Eğer dili olsaydı, bize anlatacağı bir sürü hikayesi olacaktır. Üstelik yıkımından sonra aslına uygun bir şekilde yeniden inşa ve restorasyon eden ülke Türkiye’mizdir. Buradan ayrılarak Kuyumcular Çarşısı, Koska Mehmed Paşa Cami, Eski Hamam gibi noktaları gezip gördükten sonra yolumuzu Blagaj’a doğru çeviriyoruz. Blagaj, bozulmadan korunan bütün tarihi dokusuyla korunan ve Türk Köyü olarak bilinen Poçitel’e de uğramayı ihmal etmiyoruz. Dinlenmek, akşam yemeği yemek ve geceyi geçirmek için Trebinje yolunu tutuyoruz. Güzel ve enerji dolu bir kahvaltı ile güne başlama vakti… Adriyatik Denizi’nin sahil kesiminde konumlanan Hırvatistan-Dubrovnik’e doğru yola çıkıyoruz. DUBROVNİK uzun yıllar Venedik etkisinde kaldığı için İtalyan üslubu, muhteşem bir tarih-doğa sentezini barındıran şehirde, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil olan eski Şehir Meydanı ziyaretimiz ile başlıyoruz.  Dubrovnik’ten yola çıkarak Kotor’a geçiyoruz. KOTOR; bir çok Balkan ülkesi vatandaşını içinde Eski Şehir, Tarihi Saat Kulesi, Aziz Tripun ve Nicola Kiliseleri bizleri ağırladıktan sonra kısa bir yolculuk yaparak Budva’ya gidiyoruz. BUDVA, “KARADAĞ’IN MİAMİSİ” olarak adlandırılan bir şehir. Hareketli gece hayatına sahip, küçük ama eğlenceli bir sahil şehrinden bahsediyoruz. Yürüyüş yaparak gezeceğimiz Budva turumuzu Podgorice’ye ulaşmak için bitirerek akşam yemeğimizi afiyetle yiyeceğimiz otelimize gidiyor ve burada geceyi geçiriyoruz. Sabah erkenden çantalarımızı alarak Arnavutluk’a giriş işlemleri sonrası İşkodra’ya gidiyoruz. ARNAVUTLUK’un başkenti Tiran’a hareket ederek 40 yıl boyunca Enver Hoca'nın önderliğinde sosyalist rejim yaşamış, Balkanlar'ın bu dağlık yerleşkesinde panoramik şehir turu ile Ethem Bey Cami, Tarihi Saat Kulesi, Ulusal Müze, Opera ve Bale Binası, Parlamento ve Başbakanlık Binaları, Cumhurbaşkanlığı Köşkü ve İskender Bey Meydanı gibi tarihi ve önemli mekanları gezerek Ohri’ye doğru yola çıkacağız. Makedonya’nın önemli turistik şehirlerinden olan OHRİD içerisinde isteğe bağlı olarak tekne turu yapma imkanına sahibiz. UNESCO'nun Kültür Mirası Listesi'ndeki şehirde turumuzu yaparak akşam kurtlarımızı dökeceğimiz eğlence için otelimize gidiyoruz ve Makedonya Gecesi içeriği ile müzik eşliğinde yerel bir restoranda afiyetle yiyoruz. Günümüze Resne ile başlıyoruz. RESNE’de Resne’li Niyazi’nin Sarayı’nı ziyaret ediyor ve burada fotoğraf molası veriyoruz. Atamızın okulu olan İdadi/Askeri Liseyi gördükten sonra Şirok sokak, İsakiye Cami, Saat Kulesi, Eleni’nin Evi, Telgrafhane, Pekmez Meydanı gezilerimizin ardından Tetovo/Kalkandelen’e gidiyoruz. Kalkandelen‘de bir mimari şaheser olan Alaca/renkli Cami’yi ziyaret ediyoruz. Kanuni’nin vezirlerinden Sersem Ali Baba tarafından 16. Yüzyılda kurulan Bektaşi Harabati Baba Tekkesi’ni ziyaret ettikten sonra hareket edip 66 KM yol aldıktan sonra Makedonya’nın başkenti Üsküp’e gidiyoruz. Ünlü şairimiz Yahya Kemal Beyatlı’nın doğum yeri olan Üsküp’te göreceğimiz yerler arasında Yahya Paşa Cami, Saat Kulesi, Türk Çarşısı, İsa Bey Camii, Mustafa Paşa Cami, Murat Paşa Cami, Kapan Hanı, Sulu Han, Davut Paşa Hamamı ve Taş Köprü bulunmaktadır. Vardar Nehri’nin kıyısından ve nehrin öteki tarafında bulunan Türk ve Yahudi mahallelerini yürüyerek  geziyoruz. Makedonya Meydanı’nı, Osmanlı Köprüsü’nü ve Davut Paşa Hamamı’nı dışarıdan gördükten sonra  Türk Çarşısı’na gidiyor tarihi eserleri gezmeye başlıyoruz. Göreceğimiz bir diğer yapı olan ve eski Türk Çarşısı içinde yer alan ve 1550 tarihli Kurşunlu Han günümüzde Güzel Sanatlar  Akademisi olarak kullanılıyor.  Osmanlı Döneminde 17 Han binası inşa edilmiş olan Üsküp‘te günümüze 3 Han Binası ulaşabilmiştir. 15.yy’ın 2 yarısında inşa edilmiş Sulu Han ve Kapan Hanı’nı gördükten sonra Üsküp’ün sembol eserlerinden biri olan ve 16.yüzyılda inşa edilmiş Saat Kulesi’ni, 14. Yüzyılda yapılmış erken dönem camilerimizden Sultan Murat Cami‘ni ve yine aynı yüzyıldan kalma İsa Bey Cami’ni  ziyaret ettikten sonra otelimize gidip odalarımıza yerleşiyoruz. Kısa süreli dinlenme sonrası müzikli-eğlenceli bir ortamda akşam yemeğimizi yerel bir restoranda afiyetle yiyoruz. Geceyi ÜSKÜP’te geçiriyoruz.   Erken kalkıp güne güzel bir kahvaltı yaparak başlıyoruz. Kahvaltı sonrası eşyalarımızı toplayıp otelimizden ve Üsküp’ten ayrılıp hareket ediyoruz. Toplamda 245 Km yol aldıktan sonra Yunanistan’ın ikinci büyük kenti ve Ata’mızın doğduğu kent olan Thessaloniki/Selanik’e gidiyoruz.  Şehir gezisi kapsamında; MS.303 yılı/Roma döneminde  Paganizm anlayışı dışında bütün inanışlar yasak olduğundan, şehrin insanlarını Hristiyanlığı kabul etmeye davet eden ve bu nedenle İmparator GALLERİUS tarafından aslanlara atılarak katledilip ilk Hristiyanlarca  aziz ilan edilen Aya DİMİTRİOS adına Makedonik mimari tarzda inşa edilmiş aynı adlı Aya DİMİTRİOS Kilisesine gidiyoruz. Dimtrios’un Aziz/Aya/Saint ilan edilmesinin bir nedeni de, edildiği tarih ile Selanik’in Türkler’den alınışı aynı tarihe denk gelmektedir. Mezarının da bulunduğu kiliseyi görüp fotoğraf çektikten sonra aynı cadde üzerinden bulunan Konsolosluğumuzun arka tarafında bulunan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu evi gezip fotoğraf çekiyoruz. Daha sonra MAKEDONİA Bakanlık Binası, Aristoteles Üniversite Kampüsü, Helexpo İnternational Fuar Alanı, Rotonda, Zafer Takı, Beyaz Kule, Mekadonia Tiyatro Binası, Kütüphane, Bedesten, Hamza Bey Cami, B. İskender Heykeli, Aristoteles  Meydanı, Bizans surları, Eski Selanik, Ana Poli, şehrin kuşbakışı seyri ve fotoğraf çekimi sonrası otelimize gidiyoruz. Odalarımızda bir süre dinlendikten sonra bir tavernada eğlenceli-müzikli bir ortamda Yunan Tavernası içeriği ile limitli içkili ikramıyla akşam yemeğimizi afiyetle yiyoruz. Geceyi SELANİK’te geçiriyoruz.  Artık eve dönüş vakti… Kahvaltı sonrası eşyalarımızı toplayıp otelimizden ve Selanik’ten ayrılıp hareket ediyoruz, Kavala’ya gidiyoruz. KAVALA Şehir turu kapsamında; Tarihi su kemerleri, Liman, 19.yy Neo Klasik yapıları, İbrahim Paşa Cami, İmarethane, Kavalalı Mehmet Ali Paşa Evi ve Heykeli gezileri sonrası İstanbul’a doğru yola çıkıyoruz. İpsala sınır kapısına ulaşıp, Yunanistan’dan çıkış ve ülkemize giriş işlemleri sonrası İpsala-Malkara-Keşan-Tekirdağ üzerinden İstanbul/Pendik’e geliyoruz. Sabah saat 06.35’de hareket eden YHT’ye binip yaklaşık 4 saat süreli yolculuk sonrası Ankara’ya geliyoruz. Sizleri aldığımız yerlerinin karşında bırakarak etkinliğimizi bitirip bir başka Kafka Tur etkinliğinde buluşabilmek dileğiyle vedalaşıp ayrılıyoruz.